Menü
Anasayfa
Biz Kimiz?
Tüzük
Temsilcilerimiz
Bize Yazın
İletişim Bilgileri
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Şifre



Çevrimiçi Olanlar
Ziyaretçi: 6
Çevrimiçi Üye Yok

Kayıtlı Üye: 2,134
Aktif Edilmemiş Üye: 0
Son Üye: ercumentsaglam
Teknik öğretmenler ve projeler
Milli Eğitim Bakanlığı Projelere Ne Kadar Önem Veriyor?
Ülke olarak artan bir ivmeyle büyüyoruz.
Büyüme çok yönlü bir büyüme.
Ekonomik olarak, dünya ülkeleri arasında dikkate alınması gereken ülkeler sınıfına girdik.
Uluslar arası ilişkilerde etkimiz hızla artıyor.
Bilimsel araştırmalarımız çoğalmaya başladı.
Çok eleştirilen TÜBİTAK, Makine Kimya Endüstrisi gibi kurumlarımız bilimsel araştırma, teknoloji üretimi gibi konularda yavaş yavaş eserler vermeye başladılar.
Özel sektör başta olmak üzere kamuda da kalifiye elemanlar el üstünde tutulmaya başlandı.
Her ne kadar son aylarda Amerika Birleşik Devletlerinde başlayıp, bütün dünyayı etkisi altına alan ve birçok ülkenin ekonomisini felç eden ekonomik krizin bizi de etkilemesinden dolayı bazı sıkıntılar yaşansa bile, ülke olarak yakaladığımız ivme azımsanmayacak kadar önemli bir durumda.
Bilgi çağı dediğimiz ve her gün yeni bilgilerin üretildiği, aynı hızla diğer bilgilerin eskidiği günümüzde, bilimsel çalışmaların önemi çok daha fazla olmaktadır şüphesiz.
Üretilen bilgileri harcamaya çalışmak bir ülkeyi ancak tüketici ülkeler (ikinci, üçüncü dünya ülkesi) sınıfına sokar.
Yarıştan kopmamak için ülkeler bütün kurumları ile sürekli yeni bilgiler üretmek zorundadır.
Bunun için araştıran, inceleyen, irdeleyen, sorgulayan toplum oluşturmanın gayreti içinde olmak zorundadırlar.
Bu noktada durup ülkemizdeki eğitim sistemini gözlemleyince, değişen sistemin yanı sıra sistemi baltalayan bazı uygulamaların da varlığını acı bir şekilde görmekteyiz.
5 yıl önce ilköğretimlerde başlayan ve müfredatı değiştirmeyi amaçlayan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) projesi olan Temel Eğitime Destek Projesi (TEDP), genç nüfusumuzun sorgulayan, araştıran, inceleyen, üreten bir nesil olarak yetişmesi için atılmış güzel bir adımdı.
Artık, okullarda öğretmenler bilgi aktarma makineleri değil, bilgiyi paylaşan, sorgulatarak bulduran, öğrencileri tartıştıran, uçuk kaçık fikirlerden uygulanabilir projeler çıkarmaya çalışan liderler olarak çalışmaktadırlar.
Diğer bir güzel hususta, bakanlık düzeyinde sürekli yeni yeni projeler ortaya çıkmakta ve bu projeler eskisi gibi yarım bırakılmamaya çalışılmaktadır.
Bu tür olumlu gelişmelerin yanında, değişmeyen bazı aksaklıklarla birlikte değiştikçe daha kötüye doğru giden ve eğitimcileri yaptıkları çalışmalardan soğutan olumsuz durumlarda yaşanıyor.
Bakanlıkta, çeşitli sebeplerden dolayı birimler arasındaki kopukluklardan kaynaklanan, farklı birimlerden çıkmış aynı içerikli birçok proje taşrada karmaşa yaratıyor.
Birçok genel müdürlük, bunlara bağlı daire başkanlıkları ve bunlara başlı şube müdürlükleri kendi içlerinde oluşturdukları "özel ekiplerle" sürekli yeni fikirler ve projeler üretiyorlar.
Bu şekilde çok güzel projelerin ortaya çıkması yanı sıra, farklı birimlerde üretilen "aynı içeriğe sahip" fikirler, proje olarak ortaya çıkıyor ve hayata geçiyor.
Aşağı yukarı aynı içeriğe sahip fakat birbirinden farklı birimlerden çıkan bu projeler uygulanmak üzere okul ve kurumlara gönderiliyor.
Farklı birimlerden gelen ve yapılması yönetmeliklerle zorunlu kılınan bu uygulamalar okul ve kurumlarda birçok karışıklığa sebep oluyor.
Örneğin; son zamanlarda aynı içerikli projelerden birkaçı AR-GE* adı altında birleştirildiyse de, bu, okullarda kurulan aynı amaçlı farklı isimli ekiplerde bıkkınlık yaratmaktan öteye gidemedi.
İçeriği aynı olduğu halde, farklı bir birimden gelen resmi yazı üzerine okullar yeni bir ekip kurmak zorunda kalıyor.
Okul idaresi yeni bir ekip kurmayıp, bu işi de var olan bir ekibe verme yoluna gittiği zaman, birkaç ekipte birden görev aldığı duygusuna kapılan öğretmenler, zaten zoraki olarak yaptığı işleri, üzerine daha fazla sorumluluk bindiğini düşünerek yapmış olmak için yapmaya başlıyor.
Bu da projelerin verimsiz yürümesini hatta hiç yürümemesini sağlıyor. Genellikle de kağıt üzerinde yürüyormuş gibi gösteriliyor. Ve sonuçta projelerde hedeflenen sonuç elde edilemiyor.
Projelerde yaşanan büyük yanlışlıklardan biri, hatta en büyüğü, projelerde çalışan kişilerin seçiminde ve onların özlük haklarında yaşanmaktadır.
Bakanlık tarafından yeni bir proje yürürlüğe konulduğunda, il müdürlükleri doğal olarak personellerinden projenin içeriğine en uygun elemanları seçip görevlendirme yoluna gidiyorlar.
Bu doğrultuda bazı illerde personelden akademik çalışma yapanların bilgileri istenmekte ve uzmanlık alanlarına göre görevlendirme yapılmaktadır.
Fakat son yıllarda bakanlığımız, sürekli olarak, projelerde görevlendirilenlerin özlük haklarının kötüye gitmesi yönünde kararlar almaktadır.
Örneğin; yeni uygulamaya konan bir proje için illere yazı gönderildiğinde, il müdürlükleri doğal olarak ya ellerinde bulunan hazır personelden faydalanma yoluna gidiyor, ya da konu hakkında akademik çalışma yapmış, uzmanlaşmış kişileri bulup projeye dâhil ediyor.
Projede görevlendirilen personeli ise kötü bir sürpriz bekliyor.
Projelerde görevlendirilen kişilerin özlük hakları hızla tırpanlanıyor.
Projelerde çalışan öğretmenlerde en çok mağduriyet oluşturan konuları şu şekilde özetleyebiliriz;
- Projelerde görevlendirilen personelin projede çalıştığı süre zorunlu hizmetten sayılmıyor.
- Hizmet puanı, kadrosunun bulunduğu okulun hizmet puanı düzeyinde olmuyor. Okulda görev yapan öğretmenler 10 - 15 puan arasında hizmet puanı alırken, projeye seçilen veya sınav kazanarak projeye girmeye hak kazanan öğretmenler, ilçe ve il merkezlerinde görevlendirilmeleri nedeniyle 8 r11; 10 puan alıyor. Böylece öğretmenliğe kendisiyle birlikte başlayan veya kendisinden sonra başlayan öğretmenlerden hizmet puanı olarak sürekli geriye düşüyor. Norm kadro uygulamasında kendisinden kıdemsizlerin de gerisine düşüyor ve kadrosunun bulunduğu okulda meydana gelecek olası bir norm düzenlemesinde sıkıntıya giriyor.
- Maaşını ve ek ders ücretini kadrosunun bulunduğu okulundan aldığı halde, ek ders ücreti olarak okulunda alabileceği kadar ücret alamıyor. İlköğretimlerde çalışanlar (sınıf öğretmenleri) okulunda alabileceğinden (15 saat) fazlasını (18 saat) alırken, liselerde çalışanlar okulda alabileceği (18 saat) kadarını alıyor. Meslek dersi öğretmenleri (teknik öğretmenler) ise okulunda alabileceği (27 saat) ücretten çok düşük (18 saat) bir ücret alıyor.
- Uzmanlık konularından dolayı projelerde görevlendirilen müdür yardımcıları ve şefler, 6 aylık ilk görevlendirme bitip, yukarıda belirttiğimiz olumsuzluklara rağmen ikinci altı ay için görevlendirildiğinde, yani 1 yılı doldurduğunda, yöneticiliği düşüyor. Bu nedenle görevlendirilen kişiler proje bitmese dahi okuluna geri dönmek zorunda kalıyor. Bu durumda hem uzman kaybı, hem de yetişmiş personel kaybı olarak iki kez kayıp yaşanıyor.
Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı alanlarında uzmanlaşmış, kendini yetiştirmiş öğretmenler projelerde görev almak istemiyor.
Böylece yetkililer projelerde çalışma işini konunun uzmanı olan personelle yürütmek yerine, konuya daha az vakıf olan personelle götürmeye çalışıyor.
Durum böyle olunca projelerin veriminin düşmesi ve arzulanan hedefe ulaşılamaması kaçınılmaz oluyor.
Projelere önem verenlerin, projede çalışan öğretmenlerin uzmanlıklarına ve onların özlük haklarına da önem vermeleri gerekir.
Bu konuda bakanlıktaki yetkililerimize önerimiz; projelerin uygulaması için personel seçilirken uzmanlık alanlarına dikkat edilmeli, gerekirse Eğitici Bilgisayar Formatörleri gibi merkezi bir sınavla projelere alınmalıdır.
Projeye alınan personelinde, özlük hakları iyileştirilerek cazip hale getirilmeli.
Bu şekilde hem projelere daha nitelikli elemanlar seçilmiş olur, hem de projeler daha verimli yürür.
Umuyoruz yeni bakanımız Sayın Nimet ÇUBUKÇU bu konu üzerinde daha fazla hassasiyet gösterir.
Uzmanları, projelerden uzaklaştırmaya sevk edecek yönetmeliklerin ne eğitime, ne de eğitimciye faydası olmayacağı aşikâr.
Bütün eğitim çalışanlarına bilim dolu günler temennisiyle.

*AR-GE: Stratejik Planlama, Toplam Kalite Yönetimi, Orta Öğretim Projesi ve Projeler Koordinasyon Ekiplerinin birleşmesinden oluşmaktadır.

Zekeriya SOYDAŞ
Körfez EML ve ATL Makine Teknolojisi 1
Yüksek Teknik Öğretmen
Kocaeli
Yorumlar
Henüz bir yorum gönderilmemiş.
Yorum Gönder
Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız.
Duyurular
Son Mesajlar
erol54
Arkadaşlarımın
bayramını kutlar
hayırlara vesile
olmasını Cenabı
Rabbimden ...


ttuncay78
Tüm Arkadaşların
Ramazan Bayramını
Kutlarım. Umarız bir
şeyler değişir,
fak...


lght571
fburi sağolasın
hocam...
http://www.yout...
valla helal olsun
meslekta...


sungor
HAYIRLI
BAYRAMLAR.....


Kısa Mesaj Sayfası